Buenos Aires’i Keşfedin
1. Gün – Arjantin’deki ilk gününüz
Buenos Aires, Güney Amerika’nın açık ara en Avrupai şehridir. Mimarisi, sokakları, meydanları ve modaya duyarlı nüfusu bazen size bir Güney Amerika şehrinden ziyade bir İspanyol şehrinde dolaşıyormuşsunuz hissi verir.
Bunu en iyi gösteren caddelerden biri, dünyanın en geniş caddesi olan ve on trafik şeridine sahip Avenue 9 de Julio‘dur! Microcentro ‘daki (şehir merkezi) bu cadde, Portenosluların (yerel halk) günlük yaşamlarını sürdürdüklerini görmek için muhtemelen en iyi yerdir.
Bu caddenin doğusunda, tarihi 1580 yılına kadar uzanan ve geçmişte pek çok önemli siyasi olaya sahne olan Plaza de Mayo yer almaktadır. Meydan, Catedral Metropolitana ve şehrin en popüler müzelerinden ikisi olan Casa Rosada ve Museo Cabildo gibi tarihi öneme sahip binalarla tamamlanmaktadır.
Avenue 9 de Julio’nun yarısında (ya da aşağısında) Plaza de la Republica yer almaktadır. Tam ortasında 67 metre yüksekliğinde duran Obelisco sayesinde bu meydanı kaçırmanız mümkün değildir. Meydanın sağında ve solunda tiyatrolar, tango gösterileri ve daha fazlası için indirimli biletler satan bilet gişelerinin sıralandığı Corrientes Bulvarı bulunmaktadır. Eğer aktivitelerinizi geceye de yaymak isterseniz buradan başlayabilirsiniz.
2. Gün – La Boca
Buenos Aires’in çevresi birçok barrio (banliyö) ile çevrilidir. Bunlardan en bilineni Microcentro’nun güneyinde yer alan La Boca‘dır. Bu mahalle geliştirilirken, evlerin çoğu, çoğu İtalyan kökenli olan rıhtımdaki yerel işçiler tarafından inşa edilmiştir.
Bölgedeki en ünlü cadde, çoğunlukla sıralanan çok sayıda parlak renkli ev sayesinde Calle Caminito‘dur. Sokak sanatçıları ve tango dansçılarının her gün gelip geçenleri eğlendirmek için bir araya geldiği bu sokakta her zaman bir hareketlilik vardır.
La Boca’da çok renkli evler kadar turistlerin ilgisini çeken iki müze Calle Museo Caminito ve Museo de Bellas Artes Quinquela Martín‘dir. İlki Calle Caminito’da yer alan bir açık hava müzesi, ikincisi ise güzel sanatlara adanmış.
Arjantin dansına adanmış birçok bardan birinde tango dansı izledikten sonra, dansı kendiniz denemek isteyebilirsiniz! Sizi bir akşam içinde uzman yapmak için ellerinden geleni yapan son derece nitelikli öğretmenlerden ders alabilirsiniz! Dersler için rezervasyon yaptırdıktan sonra, akşam saat 8’de konaklama yerinizden alınıyor ve temel hareketleri öğrenebileceğiniz ve dansı hissedebileceğiniz bir tango sınıfına getiriliyorsunuz. Ders bittikten sonra akşam yemeği de dahildir.
3. Gün – Bisikletinize binin!
Buenos Aires’i görmenin alternatif bir yolu da pushbike kullanmak! Şehrin farklı bölgelerini ve cazibe merkezlerini ziyaret eden iki tur arasından seçim yapabilirsiniz. İlk tur, bazı mahallelerin yanı sıra şehrin başlıca tarihi cazibe merkezlerinin çoğuna giden klasik tur dur. Yeni tur ise şehir hayvanat bahçesi ve botanik bahçelerini, Plaza Italia ‘yı ve daha fazlasını ziyaret ediyor. Sadece hangisinin sizi daha çok ilgilendirdiğine karar vermeniz gerekiyor!
Şehir bisiklet turları sabah 9.30 ya da öğleden sonra 2.30’da hareket ettiğinden ve tamamlanması yaklaşık dört saat sürdüğünden, ister sabah ister öğleden sonra gitmeye karar verin, gün içinde bir aşamada ayıracak birkaç saatiniz olmalıdır. Bu saatleri değerlendirmenin çeşitli yolları vardır, ancak en keyiflilerinden biri güzel sanatlar müzesi olan Museo Nacional de Bellas Artes‘i ziyaret etmektir. Avenue 9 de Julio’nun üst kısmında yer alan Avenue del Libertador ‘da, farklı Arjantinli sanatçıların koleksiyonlarını sergileyen hem kalıcı hem de geçici sergiler yer almaktadır.
Eğer sanat size göre değilse, şehir merkezine yakın San Telmo olarak bilinen bir bölge vardır. Burası Buenos Aires’in sanatçılar bölgesi olduğundan, baktığınız her yerde antika dükkanları görebilirsiniz ve her Pazar Plaza Dorrego‘da bir sanatçılarfuarı düzenlenmektedir. Şehrin tango barlarının çoğu da San Telmo’dadır.