kopenhag, Danimarka’de 3 gün
1. Gün – Başlıca turistik yerlerden bazılarını ziyaret edin
Güne Langelinie’ye giderek başlayın. Oraya ulaşmak için Kopenhag’ın kapsamlı toplu taşıma sistemini deneyebilir ve bir S-Train yakalayabilir veya alternatif olarak şehir bisikletlerinden birini alabilirsiniz. Vardığınızda, büyük yolcu gemilerinin yanaştığı iskele bölgesine göz atın ve dünyaca ünlü Küçük Deniz Kızı heykelini ziyaret edin.
Buradan Rosenborg Kalesi, Kral Bahçeleri ve YuvarlakKule‘ye doğru kısa bir yolculukla aşağı inebilirsiniz. Kobermagergade’deki bu kulenin tepesinden Kopenhag’ın muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Daha sonra, Nyhavn‘dan kanal tekne turlarından birine atlayın. Bunlar sizi Kopenhag’ın dört bir yanına götürürken, tur rehberleri şehir hakkında ilginç bilgiler verir.
Zor kazandığınız paranın bir kısmını Kopenhag’ın ana alışveriş caddesinde harcayın. Stroget birkaç farklı caddeden oluşur ve hem tanınmış yerel mağazalara hem de ünlü uluslararası marka isimlerine ev sahipliği yapar. Ayrıca bu cadde boyunca akşam yemeği ve yemek sonrası bir şeyler içmek için harika seçenekler sunan çok sayıda harika restoran ve bar bulunmaktadır.
2. Gün – Şehir dışında küçük bir gezintiye çıkın
S-Train’e atlayın ve Charlottelund‘a doğru yola çıkın. Burada güzel plajlara göz atabilir, okyanusa dalabilir, Charlottelund Park ‘ta yürüyebilir ve Danmarks Akvarium‘u ziyaret edebilirsiniz. Bu akvaryum köpekbalıklarından anemonlara kadar 300’den fazla balık türüne ev sahipliği yapmaktadır.
Şehre geri dönerken Hellerup‘ta mola verin. Burada sadece deniz kenarında dolaşmakla kalmaz, aynı zamanda Experimentarium‘u da ziyaret edebilirsiniz. Bu bilim merkezi hem aydınlatıcı hem de eğlendiricidir ve interaktif sergiler çok keyif vericidir. Hellerup ayrıca çok sayıda şık butik ve mağazaya da ev sahipliği yapmaktadır.
Şehir merkezine geri döndüğünüzde Straedet‘e göz atın. Burada Riz Raz gibi çok sayıda iyi restoran bulacaksınız. Svaertegade’deki The Moose da dahil olmak üzere bu bölgede ve çevresinde bazı harika barlar da bulunmaktadır.
3. Gün – Christiania’ya göz atın
Kopenhag’a yapılan hiçbir ziyaret Christiania‘ya uğramadan tamamlanmış sayılmaz. Bu ‘özgür şehir’ 1971 yılında ortaya çıkmıştır ve komünal yaşam ve alternatif yaşam tarzları fikirleri etrafında inşa edilmiştir. Tezgâhlara, sanata ve müziğe göz atın ya da bu bohem cenneti hissetmek için sadece etrafta dolaşın.
Buradan şehre doğru geri dönün ve National Museet‘i ziyaret edin. Bu müze çok sayıda ilginç atraksiyona ev sahipliği yapmaktadır. Yakınlarda dünyanın en eski eğlence parklarından biri olan Tivoli Bahçelerini bulacaksınız. Öğleden sonranızı burada geçirin ve dünyanın en yüksek atlıkarıncasının yanı sıra diğer birçok gezinti aracını, 3 açık hava sahnesini ve çok daha fazlasını inceleyin.
Bu bölgede ve çevresinde çok sayıda birinci sınıf bar ve restoran bulacaksınız. Meksika yemekleri için Vesterbrogade ‘deki Rosie McGee’s ‘e gidin ve ardından hem harika bir bar hem de şehrin en iyi canlı müzik mekanlarından biri olan Vega Musikkens Hus ile karşılaşana kadar Vesterbro bölgesine doğru ilerleyin.