Çift olarak seyahat etmek için ipuçları
Bugünün konuk yazısı, popüler seyahat blogu yTravelblog.com’un yazarı Caz Makepeace’e ait. 1997’den beri tek başına, çift olarak ve şimdi de bir çocukla birlikte dünyayı dolaşıyor. Popüler seyahat blogunda ve hayran sayfası topluluğunda seyahat ipuçlarını, hikayelerini ve ilham kaynaklarını paylaşıyor. İşte çift olarak seyahat ederken faydalı olabilecek 7 ipucu.
“Çift olarak seyahat etmek ya sizi bir araya getirir ya da ayırır!”
Bu, uzun süreli bir seyahat için sevgilisiyle birlikte seyahat etmeyi düşünen herkese genellikle söylediğim bir sözdür.
Çift olarak seyahat etmek, yirmi dört saat, yedi gün boyunca birbirinizin cebinden yaşamak demektir. Bu kalabalık ortak yaşam alanını ve birbirinizin sinir bozucu küçük tuhaflıklarını idare etmenin ve üstesinden gelmenin bir yolunu bulamazsanız, zorluklar sizin için katlanılamayacak kadar büyük olacak ve ilişkinizin çökmesine yol açabilir.
Ancak çift olarak seyahatten sağ salim çıkmak için bazı basit ipuçlarını uygulayabilirseniz, ilişkiniz daha da güçlenecektir. Birlikte yaşadığınız seyahat deneyimleri, zor zamanlarda sığınabileceğiniz saygı, anlayış, işbirliği, takım çalışması ve unutulmaz anılardan oluşan sağlam bir temel oluşturacaktır.
1. Uzlaşın ve kararları paylaşın
İlişkide genellikle tüm kararları vermeyi seven biri olur. Öğretmen olduğum için, doğal olarak sık sık tur rehberi rolünü üstlenirim. Ama bazen sadece arkanıza yaslanıp kendimi yönlendirilmeye bırakmak isterim. Bu olmazsa sinirlenirim ve kavga çıkar. Kararları birbirinizle paylaştığınızdan emin olun. Birinizin bunu daha çok yapmayı tercih etmesi sorun değildir, ancak ara sıra ona da nefes alması için fırsat verin. Nereye gideceğiniz, nerede kalacağınız ve hangi etkinlikleri yapacağınız konusunda mutlaka uzlaşın. Her birinizin ayrı ilgi alanları vardır ve bunlar yolculuk boyunca saygı görmeli ve beslenmelidir. Unutmayın ki bu, ikinizin de macerasıdır. Kendi isteklerinizi, diğerinin istekleri uğruna feda etmeyin. Bu konuda birlikte çalışın, aksi takdirde içten içe bir kızgınlık oluşur ve bu da felaketle sonuçlanabilir.
2. Ayrı zaman geçirin
“Yine mi sen! Nereye baksam sen mi varsın?!”
Bu, kahvaltı masasında sık sık duyduğumuz sabah selamlamamız haline gelmişti. Her gün aynı yüzü görmek oldukça monoton hale gelebilir. Birbirinizden en az beş dakika uzaklaşın. Bazen bu, kulaklıklarınızı takıp başka bir yöne dönmek kadar basit olabilir.
“Kendinize ait” zamanınızı geçirmek için ne yapmanız gerekiyorsa onu yapın. Bu, sahil boyunca uzun bir yürüyüşe çıkmak, egzersiz yapmak için erken kalkmak, masaja gitmek, alışveriş yapmak ya da hatta tek başınıza tam günlük bir geziye çıkmak kadar basit olabilir. Günün sonunda, sevgilinizin kollarını tekrar özleyeceksiniz; onu o kadar çok özlemiş olacaksınız ki.
3. Diğer insanlarla etkileşim kurun
Birbirinizden biraz uzaklaşmanın ve konuşacak yeni konular keşfetmenin en iyi yollarından biri, seyahatleriniz sırasında diğer insanlarla etkileşim kurmaktır. Sevgilinizle baş başa kalmak için kendinizi bir köşeye saklamayın. Eğer siz de buna açık olursanız, sizinle vakit geçirmekten büyük mutluluk duyacak ne kadar çok genç, bekar insan ve başka çift olduğunu görünce şaşıracaksınız.
Yolculuk sırasında birlikte kurduğunuz dostluklar, seyahatinizi bitirdikten sonra da ilişkinizi sürdürdüğünüzde hayatınıza çok daha fazla neşe katacaktır. Sizinle benzer deneyimleri paylaşmış ve sizi anlayan ortak arkadaşlara sahip olmak her zaman harikadır.
4. Özel romantik “anlar” yaşayın
Seyahatlerinizde özel romantik “anlar” yaşamak için zaman ayırın. Bunu yapmak gerçekten zor, çünkü genellikle her gün inanılmaz özel anlarla dolu. Victoria Şelalesi’nde bir Noel sabahı geçirdikten sonra daha ne kadar romantik olabilirsiniz ki?
Arada bir zaman ayırıp birbiriniz için güzel şeyler yapın: sahilde güzel bir akşam yemeği; gece için daha konforlu bir konaklama; gece gökyüzünün ışıltılı ışıkları altında bir gece yarısı içkisi ve sohbet.
5. Takım ruhunu güçlendiren deneyimler arayın
Craig ve ben ilişkimizi bir takım olarak görüyoruz; ortak hedeflerimize ulaşmak için her zaman birlikte çalışıyoruz. Seyahat ederken birbirimizin güçlü yanlarına güvenmemiz gereken pek çok aktiviteyi deneyimleyerek, takım olarak çalışma becerimizi güçlendirmek için bolca fırsat bulduğumuzdan emin olduk.
Birlikte çalışmayı ve birbirinizi kollamayı öğrenmenize yardımcı olacak, dünyanın en vahşi nehirlerinden biri olan Nil Nehri’nde rafting yapmak ya da 3000 metrelik bir dağa tırmanmak gibisi yoktur. Kısa sürede birbirinizin güçlü yanlarını ve zorluklarla karşılaştığınızda birbirinize nasıl güvenebileceğinizi öğreneceksiniz.
6. El bombalarına dikkat edin
Hayır, Indochina’da alışılmış rotaların dışına çıkıp, patlamamış mühimmat yüzünden partnerinizi kaybetme riskini almaktan bahsetmiyorum. Ben farklı türden bir patlamadan bahsediyorum. Her iki tarafın da son vedalarını haykırıp, sırt çantalarını toplayarak oradan ayrılan ilk otobüse atlayabileceğine yol açabilecek türden bir patlamadan!
Yorgunluk ve hayal kırıklığı, güzel ilişkinizi paramparça edebilecek el bombalarıdır. Bu duyguları hissettiğinizde, en iyisi yukarıdaki ipucunu takip edip biraz ara vermenizdir.
Seyahatlerinizde sizi son derece sinirli ve yorgun hissettirecek birçok durumla karşılaşacaksınız. Bu durumlara düştüğümüzde net düşünemeyiz ve genellikle en yakınımızdaki kişiden öfkemizi çıkarırız; çoğu zaman da pişman olacağımız sözler ve davranışlarla.
7. En önemlisi, eğlenin
Her zaman durumların komik tarafını görmeye çalışın ve önemsiz şeyleri dert etmeyin. Başınıza gelen tüm çılgın olaylara, aptalca küçük alışkanlıklarınıza ve mutlaka yaşayacağınız duygusal çöküşlere gülün.
İyi ya da kötü, birlikte geçirdiğiniz her anın tadını çıkarın; çünkü çok geçmeden gerçek hayata dönecek ve kendinizi yine rutin hayatınızın içinde bulacaksınız. Birlikte eğlenmeyi öğrendiyseniz, eve döndüğünüzde ilişkinizin o kaygısız ruhunu sürdürmek çok daha kolay olacaktır.