Honky tonk barları, pansiyonlar ve rock’n’roll: ABD’nin en iyi müzik şehirlerini kapsayan eşsiz bir tur
Müzik dünyasının en büyük yıldızı mısın ve sahneye çıkmaya hazır mısın? Yoksa bir alışveriş turundan ziyade yeni bir deneyime ihtiyaç duyan bir “Material Girl” musun? Artık “Shake It Off” yapmanın ve bu muhteşem şehirlerin sunduğu farklı müzik türlerinde kendinden geçmenin tam zamanı! Gitarını, kovboy çizmelerini ve uzun zamandır söylemeyi özlediğin o şarkıyı al ve ABD’nin en iyi müzik şehirlerini keşfetmeye çık.
ABD’nin en iyi müzik şehirlerinde nasıl gezilir
ABD’nin en iyi müzik şehirlerini kapsayan bir yol gezisi yapmak istiyorsanız, eski dost Greyhound otobüsleri sizi çok ucuza ülkenin dört bir yanına götürebilir. Ancak bunun dezavantajı, gitmek istediğiniz yere ulaşmanın uzun sürebilmesidir. Alternatif olarak, daha rahat ve size özel bir yolculuk için Alamo, Avis, Hertz ve Budget gibi araç kiralama şirketlerini inceleyin.
Bütçeniz biraz daha yüksekse ve zamanınız kısıtlıysa, bu şehirler arasındaki uçuşlar muhtemelen düşündüğünüz kadar pahalı değildir. Delta ve American Airlines’ın keşfetmeye değer ucuz iç hat uçuşları bulunmaktadır.
🚦 1. Durak: Los Angeles, Kaliforniya

Müzik ve sinemanın kesiştiği Melekler Şehri’nde yolculuğunuza başlayın. En büyük ve en iyi müzisyenlerin burada bir evi var gibi görünüyor, bu yüzden gizlice bir ünlüyü görebileceğiniz ideal bir yer. LA’da ayrıca, bir sonraki Elton John veya Bruce Springsteen’in keşfedilmesini izleyebileceğiniz en havalı canlı müzik mekanlarından bazıları da bulunuyor. Burası, tüm büyük plak şirketleriyle albüm anlaşması yapabileceğiniz ABD’nin en iyi müzik şehri ve aynı zamanda Hollywood adında küçük bir yerin de evi. Yani, kısacası burası hayallerin gerçekleştiği yer.
Başlıca turistik yerler:
- Hollywood Bowl
- Walt Disney Konser Salonu
- Grammy Müzesi
- The Viper Room
- The Troubadour
- Hollywood Şöhretler Yolu
- Warner Bros Stüdyoları
Seyahat programı:
Ne kadar kalmalı: 3-4 gün
1. Gün:
Film ve müzikal severler için Universal Stüdyoları veya Warner Bros Stüdyoları turuna para harcamaya kesinlikle değer. Warner Bros Stüdyoları, La La Land, Rent, Annie ve My Fair Lady gibi müzikallerin çekim yeriydi. Şahsen, burayı çok “la-la” güzel buluyorum.
Klasik müzik severler, ünlü LA Filarmoni Orkestrası’nı dinlemek için Walt Disney Konser Salonu ’nu listelerine eklemeliler. Bu etkileyici mekanı keşfetmek için rehberli ve kendi başınıza yapabileceğiniz turlar düzenleniyor.
Akşamları Hollywood Bowl’da neyin oynadığını kontrol edin. Sırf bu deneyim için bile gitmeye değer!

2. Gün:
Gezginleri bir mıknatıs gibi çeken yere gidin – tabii ki Hollywood Bulvarı! Burada Hollywood Walk of Fame boyunca en sevdiğiniz sanatçıların yıldızlarını bulacaksınız, o yüzden Elvis Presley, John Lennon ve Fleetwood Mac’e dikkat edin.
Aktör Johnny Depp’in sahibi olduğu ve Maroon 5’ten Bruce Springsteen’e kadar aklınıza gelebilecek hemen hemen her pop ve rock sanatçısını ağırlamış olan The Viper Room’dan daha “LA” bir yer bulamazsınız.
3. Gün:
Çok önemli Hollywood Tabelası, Griffith Gözlemevi ve büyüleyici Grammy Müzesi gibi ünlü LA turistik yerlerini mutlaka görün.
Gecenizi, 1957’den beri James Taylor ve Elton John gibi bugün çok ünlü olan sanatçıları henüz ünlü olmadan önce ağırlamış olan ünlü Troubadour mekanında geçirin.
4. Gün (isteğe bağlı):
Disneyland’a ne dersiniz? En sevdiğiniz müzik ve filmlerin renkli dünyasını keşfedin. Evet, biraz pahalı olabilir. Ama burası Disneyland, yani Elsa’nın da dediği gibi, bırakın gitsin!
Nerede kalınır:

Hollywood’dasınız, muhtemelen bir ünlü gibi yaşamalısınız, değil mi? Bohem tarzın lüksle buluştuğu, şık yatakhaneleri ve tesis içindeki gurme restoranları ile Freehand Los Angeles’tan daha iyi bir yer aklıma gelmiyor. Ayrıca, kendinizi daha da yıldız gibi hissedeceğiniz bir çatı havuzu da var. Los Angeles’ta mutlaka göz atmanız gereken pek çok bohem hostel de bulunuyor.
Los Angeles'taki tüm hostelleri karşılaştır
🚦 2. Durak: Austin, Teksas

Teksas’ta her şey daha büyüktür, müzik de dahil! Eyalet başkentinin resmi sloganı “dünyanın canlı müzik başkenti”dir ve bu, şehri ziyaret ettiğinizde yaşayacağınız deneyimi özetler. Country, blues ve rock gibi birçok müzik türünün merkezi olan bu şehirde, her tür müzik sever kendine göre bir şeyler bulabilir. Şehir ayrıca iki büyük festivale ev sahipliği yapıyor: Mart ayında düzenlenen South by South West ve Ekim ayında düzenlenen Austin City Limits. Şehir, ünlü müzik barları, kulüpler ve dans salonlarıyla dolup taşıyor; burada sadece country line dansı yapmakla kalmaz, aynı zamanda Teksas usulü barbekü veya TexMex (Teksas-Meksika füzyon mutfağı) ile karnınızı da doyurabilirsiniz. Ben de varım!
Başlıca turistik yerler:
- Canlı müzik mekanları/dans salonları – Broken Spoke, Continental Club, The Moody Theatre
- Sixth Street
- Threadgill’s
- Waterloo Records – şehirdeki en büyük plak mağazası, 1 dolarlık plak reyonu var!
- South by South West (SXSW)
- Austin City Limits
Seyahat programı:
Ne kadar kalmalı: 2 gün. Eğer devasa festivallerinden biri sırasında ziyaret ediyorsanız, dünyanın en iyi canlı performanslarından bazılarını deneyimleyebilmek için birkaç gün daha eklemeyi düşünün.

1. Gün:
İştahınız açıldığında, doğrudan Threadgill’s’e gidin; burada gün boyu ve gece boyunca doyurucu yemekler ve canlı müzik bulacaksınız. Burası tarihsel olarak gezgin müzisyenler için bir buluşma noktası olmuş ve Austinlılar için önemli bir kültürel simge haline gelmiştir.
En iyi arkadaşlarınızı ve en şık kıyafetlerinizi giyin ve şehrin en iyi canlı müzik barlarının ve mekanlarının bulunduğu Sixth Street’e doğru yola çıkın. Flamingo Cantina, reggae, ska ve dünya müziği için “küçük ama havalı” bir mekandır. San Jac Saloon ise eski usul, klasik bir western atmosferine sahiptir.
2. Gün:
Yerel bir kurum olan ve en sevdiğiniz şarkıları dinlemek için harika bir yer olan Waterloo Records’tan ucuz plaklar alın.
Her gece süper ucuz içkiler ve canlı müzik eşliğinde otantik bir honky tonk deneyimi – klasik bir Batı tarzı bar veya dans salonu – yaşamak istiyorsanız, The White Horse’dan başka bir yere bakmanıza gerek yok. Orada Texas Two-Step, Swing Dance ve Blues Dance dahil olmak üzere dans dersleri bile alabilirsiniz.
Yerel halkın en sevdiği müzik kulüpleri olanBroken Spoke ve (ülkenin en iyi müzik kulüplerinden biri olarak gösterilen) Continental Club’a uğramak için zaman ayırın.
Nerede kalınır:

Austin’deki hosteller, şehrin eklektik ve havalı atmosferine uyum sağlıyor. Firehouse Hostel, şık ve vintage bir atmosfere sahip bir hosteldir. Sıradan bir kitaplık görürseniz, her şey göründüğü gibi olmayabilir. Arkasında gizli bir speakeasy tarzı kokteyl barı var! Austin’in canlı müzik sahnesinin tadını çıkarmak için hostelden çıkmanıza bile gerek kalmayacak.
Austin’deki tüm hostelleri karşılaştır
🚦 3. Durak: New Orleans, Louisiana

ABD’nin caz ve blues başkenti olan bu yer, gerçekten de havalı bir atmosfer yayıyor. Bu bataklık kasabası sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz! Ülkedeki en serseri barlarından bazılarında içki molası verin; dıştan bakıldığında oldukça kaba görünebilirler, ancak unutamayacağınız bir gece yaşamanızı sağlayacaklar! Blues tınılarını duymak için içeri girmenize bile gerek yok, çünkü French Quarter’da müzik sokaklara taşıyor. NOLA, birçok ünlü caz mekanına ev sahipliği yapıyor; bu mekanlar bugün bile hâlâ mütevazı kalmayı başarmış durumda – klasik Güney soul müziğini dinlemek için en iyi yerler burası.
Başlıca turistik yerler:
- Bourbon Caddesi
- French Quarter ve pazarı
- New Orleans Caz Müzesi
- Tipitina’s
- VoodooFest
- Preservation Hall
Seyahat programı:
Ne kadar kalmalı: 3-4 gün
1. Gün:
Bourbon Caddesi’nde yürüyüş yapmadıysanız, New Orleans’a gerçekten gitmiş sayılır mısınız? Bu cadde şehrin kalbidir ve burada mutlaka bir iki parti bulacaksınız. Her yönden neon ışıkları ve canlı müzik yayılıyor; işte bu da New Orleans’ı ABD’nin en iyi müzik şehirlerinden biri yapıyor. Caz severler, her gece giriş ücreti olmadan canlı müzik dinleyebileceğiniz Fritzel’s European Jazz Pub’ı mutlaka ziyaret etmelisiniz! Kermit’s Treme Mother-in-Law Lounge, Fransız Mahallesi’nde yer alır ve HBO dizisi Treme’nin çekildiği mekandır. Burada şehrin en iyi deniz ürünleri yemeklerinin tadını çıkarırken, şehrin en iyi blues müziğinden de doyasıya keyif alabilirsiniz. Parti için buradaysanız, Bourbon Cowboy mükemmel bir honky-tonk mekanıdır. Canlı country, rock ve pop müziği, ucuz içkiler ve mekanik boğa var – ne karışım ama…
2. Gün:
Dün gece içtiğiniz alkolü atmak için (özellikle hâlâ sokaklarda dolaşıyorsanız) doğruca Café du Monde’a gidin. Burası, pudra şekeri serpilmiş Fransız usulü çörekler olan beignet’lerin vatanıdır. Yapacağınız tüm keşifler için enerji depolamak üzere bir tanesine ihtiyacınız olacak!
Artık NOLA müzik sahnesini tanıdığına göre, bu müzik türünün şehrin kimliğini ve kültürünü nasıl şekillendirdiğini öğrenmek için New Orleans Caz Müzesi’ ne uğramaya ne dersin?
Tarihi Preservation Hall’da bir konseri mutlaka izle. Burası 1961’den beri canlı geleneksel caz çalıyor.

3. Gün:
Jackson Square ve French Market gibi yerel turistik yerleri gezin. Kaçırdığınız honky-tonk barlarına uğrayın ve ünlü müzik mekanı Tipitina’s’ı ziyaret ederek New Orleans’taki unutulmaz konaklamanızı taçlandırın. Şerefe!
4. Gün:
Harika barları ve muhteşem canlı müziği daha fazla deneyimlemek için isteğe bağlı bir konaklama! Eğer Halloween’da bu bölgedeyseniz, şehirde Voodoo Festivali düzenleniyor; bu festivale Guns N’ Roses ve Post Malone gibi büyük isimlerin geldiği biliniyor.
Nerede kalınır:
Parti hostellerinin hayranıysanız, New Orleans’ı seveceksiniz. Auberge NOLA Hostel, sırt çantalı gezginler tarafından çok sevilmektedir ve ruhu özgür olanlara hitap eder. Size ücretsiz partiler, bolca harika etkinlik ve ücretsiz kahvaltı sunar (çünkü buna gerçekten ihtiyacınız olacak). Hostel, French Quarter’ın hemen yanında, Lower Garden District’te yer alıyor.
New Orleans'taki tüm hostelleri karşılaştır
🚦 4. Durak: Atlanta, Georgia

Bu müzik merkezi şehir, hip hop, crunk, R&B, neo-soul, gospel ve indie rock gibi müzik türleri için bir cennet olarak kabul edilir. “Hip hop’un çekim merkezi” ve “Amerika’nın yeni kültür başkenti” olarak adlandırılmıştır. Şık ve çağdaş müzik atmosferi sayesinde ABD’nin en iyi müzik şehirleri listesinde yer almayı hak ediyor! Bu müzik şehri, 90’ların başından beri ülkenin dört bir yanından hip hop sanatçılarını çeken 300’den fazla kayıt stüdyosuna ev sahipliği yapıyor. Günümüzde ise pop, rock ve hip-hop türlerini kutlayan Shaky Knees ve Music Midtown gibi müzik festivallerinin vazgeçilmez adresi haline gelmiştir.
Başlıca ilgi çekici yerler:
- 529
- Lakewood’daki Cellairis Amfitiyatrosu
- Fox Tiyatrosu
- Kat’s Café
- A Cappella Kitapevi
- Müzik festivalleri: Shaky Knees, Music Midtown.
Seyahat programı:
Ne kadar kalmalı: 2 gün
1. Gün:
A Cappella Books, müzik tarihi severler için bir cennettir. Müzik endüstrisiyle ilgili çok çeşitli kitaplara sahip olan bu kitapçı, yazar okuma etkinliklerinde yerel müzisyenleri ağırlıyor.
Kendinizi bir sanatçı olarak görüyorsanız ve pizza da yemek istiyorsanız, akşam yemeği için Kat’s Café’ye uğrayın; burada bir kokteyl içip açık mikrofon gecelerinden birine katılabilirsiniz. 🎤
İndie rock ve alternatif müzik hayranları için East Atlanta Village’daki 529’ da neler olduğunu kontrol edin. Bu küçük depo mekanı, underground bir havaya sahip ve süper havalı bir atmosferde yeni yetenekleri izlemek isteyenler için ideal.
2. Gün:
Biraz sıra dışı bir şey arıyorsanız, neden Coca-Cola dünyasını keşfetmiyorsunuz? Atlanta’da, bu ikonik şekerli içeceğe ve mirasına adanmış devasa bir müze var. Duyduğuma göre oldukça “Coca-cool” bir yermiş.
Lakewood’daki Cellairis Amfitiyatrosu, müzik dünyasının büyük isimlerinin ülke çapındaki turneleri kapsamında sahne aldıkları devasa bir açık hava tiyatrosudur.

📸:@ksudu94
Nerede kalınır:
Atlanta Midtown Hostel, yoğun tempolu sırt çantalı gezginler için rahat bir sığınaktır. Ev gibi hissettiren ortamı ve samimi atmosferi bu yerin en önemli özellikleridir!
Atlanta'daki tüm hostelleri karşılaştır
🚦 5. Durak: Memphis, Tennessee

Tennessee’nin güneybatısındaki bu mütevazı müzik şehri, zengin bir blues, soul ve rock and roll geçmişine sahiptir. Tarihi boyunca pek çok yıldız bu şehri ziyaret etmiştir, ancak en önemlisi “Kral” Elvis Presley’in Memphis’i evi olarak benimsemiş olmasıdır. Artık, onun en ünlü olduğu dönemlerde yaşadığı evi olan Graceland’ı ziyaret edebilir, malikanesinin koridorlarında dolaşabilir ve anısına adanmış devasa müzeyi keşfedebilirsiniz. Bu müzik şehrinde, Beale Street boyunca uzanan etkileyici müzik mekanlarından birinde bir akşam geçirerek yerel blues, rock and roll, country ve soul sahnesinin tadını çıkarabilirsiniz.
Başlıca turistik yerler:
- Graceland – Elvis Presley’in Evi
- Beale Caddesi
- Sun Studio
- Memphis Rock ‘n’ Soul Müzesi
- Stax Amerikan Soul Müzik Müzesi
Seyahat programı:
Ne kadar kalmalı: 2-3 gün
1. Gün:
Elvis bu binadan hiç ayrılmadı! Gününüzü, bu pop kültürü ikonunun hayatını öğrenebileceğiniz Graceland’ın müzikal cennetini keşfederek geçirin. El değmemiş evini ve ünlü kostümleri ile hatıra eşyalarının sergilendiği devasa müzeyi gezin. Burası sadece bir müze değil, Elvis temalı restoranlar ve canlı performanslarla dolu bir deneyim! “Kral” ile tanışmaya hazır mısınız?
2. Gün:
“Rock’n’roll’un doğum yeri” olarak da bilinen ünlü Sun Stüdyosu’nda müzik bilgilerinizi tazeleyin. Müzik ikonları Johnny Cash, Elvis ve B.B. King’in hepsinin burada kayıt yaptığı bu yer, country, rock ve blues çevrelerinde oldukça efsanevi bir yerdir. Günlük turlara katılabilir ya da gerçekten hevesliyseniz burada birkaç parça kaydedebilirsiniz!

📸:@uconrad
Parti zamanı! En şık kıyafetlerinizi giyin ve en havalı blues, rock ve country barları ile honky tonkların bulunduğu Beale Street’e doğru yola çıkın. En sevilen mekanlardan bazıları, hem dans edebileceğiniz hem de lezzetli Güney usulü barbekü yiyebileceğiniz B.B. King’s Blues Club ve lezzetli kokteylleri, canlı blues ve soul müziği sunan İrlanda barı Silky O’Sullivan’s’tır.
3. Gün:
Son gününüzde, bölgenin tarihini ve kültürünü özümsayarak rahatlayın ve Memphis Rock ‘n’ Soul Müzesi ile Stax Amerikan Soul Müziği Müzesi’ni ziyaret edin. Bu müzeler, bu müzik türlerinin Memphis’i ABD’nin en iyi müzik şehirlerinden biri haline getirmesini daha ayrıntılı bir şekilde anlamanıza yardımcı olacaktır.
Nerede kalınır:
Hostel Memphis, Midtown Memphis’in popüler bölgesi olan Cooper-Young mahallesinde yer almaktadır. Burada her gece “barbekü kanatları sınırsız” ve “happy hour” gibi etkinlikler düzenlenir; ayrıca ücretsiz kahvaltı da sunulur!
Memphis'teki tüm hostelleri karşılaştır
🚦 6. Durak: Nashville, Tennessee

Muhtemelen ABD’deki en çılgın müzik şehri olan (ve şahsen listemdeki en sevdiğim şehir) Nashville, botlarla dans edilen, viski içilen, sıra dansının yapıldığı, inanılmaz eğlenceli bir yerdir. Dolly Parton ve Johnny Cash’ten Keith Urban ve Taylor Swift’e kadar hemen hemen her country müzik yıldızı burada ün kazanmıştır. İnanın bana, bu şehirde country müziği kutsaldır ve country efsanelerinin ve yeni nesil sanatçıların yerel radyolar için müziklerini sergilediği Grand Ole Opry’ye uğramadan bir ziyaret tamamlanmış sayılmaz. En şık kovboy çizmelerinizi giyip Broadway Caddesi’ne doğru yola çıkın ve bu karışık müzik sahnesinin tadını çıkarın. Endişelenmeyin, country müzik hayranı değilseniz de Nashville’de gelişmekte olan bir indie ve alternatif müzik sahnesi de var. Müzik şehirlerinin “yee-haw” kraliçesi hepinizi bekliyor!
Başlıca turistik yerler:
- Grand Ole Opry
- Country Müzik Onur Listesi
- Ryman Auditorium
- Honky Tonks: Tootsies Orchid Lounge, Tequila Cowboy.
- The Bluebird Café
- Müzeler: Johnny Cash Müzesi, Willie Nelson ve Arkadaşları Müzesi, Patsy Cline Müzesi
Seyahat programı:
Ne kadar kalmalı: 3-4 gün (ama bence sonsuza kadar)
1. Gün:
Nashville’de ilk durağınız Country Müzik Onur Listesi olmalı. Burada devasa (gerçekten devasa) country müzik endüstrisi ve ona hayran olan kitle hakkında bilgi edinebilirsiniz. Hemen hemen her country müzik yıldızının kostümlerini, orijinal şarkı sözlerini, kişisel eşyalarını ve müzik aletlerini görebilirsiniz. Country müzik dünyasında, bu şöhretler salonuna seçilmek, elde edilebilecek en büyük onurdur.
Kültürel açıdan önemli turistik yerleri gezerken, “Güney’in Carnegie Hall’u” olarak bilinen Ryman Auditorium’u mutlaka ziyaret etmelisiniz. İlk zamanlarında bu mekan, Grand Ole Opry şovu için kullanılıyordu ve tarih boyunca Elvis, Dolly Parton, Kings of Leon ve hatta Charlie Chaplin gibi pek çok sanatçı bu sahnede yer aldı!
Kovboy şapkanızı takın ve Broadway’e doğru yola çıkın! Bu ana caddede, ABD’nin en büyük ve en iyi honky-tonk barlarını bulacaksınız. Tootsies Orchid Lounge, 1960’ta açıldığından beri müzisyenlerin bir araya geldiği, adeta kutsal bir mekandır. Willie Nelson, burada sahne aldıktan sonra ilk şarkı yazarı işini almıştır. Çılgın bir gece geçirmek istiyorsanız, The Stage, Honky Tonk Central, Tin Roof, Tequila Cowboy gibi barlardan herhangi birine uğrayın – bu caddede 32’den fazla bar var – hepsini gezebilir misiniz?

2. Gün:
Farklı plak şirketlerinin sıralandığı, ünlü (ve söylentilere göre hayaletli) Music Row caddesinde kısa bir yürüyüş yapın.
Nashville şehir merkezine geri dönün ve 1879’dan beri sanatçılar ve performansçılar için renkli müzik posterleri basılan Hatch Showprint’e uğrayın.
Eğer benim gibi klasik country müziği seviyorsanız (ya da sadece bu müziğin neden bu kadar popüler olduğunu merak ediyorsanız), Johnny Cash Müzesi, Willie Nelson and Friends Müzesi ve Patsy Cline Müzesi gibi ünlü sanatçılara adanmış müzeleri mutlaka ziyaret edin. Keşfedilecek çok sayıda müze var.
The Bluebird Café’de akustik müzik dinleyerek sakin bir gece geçirin. Bir kuaför salonunun yanındaki bu küçük ve mütevazı kafe, aslında country müziği yıldızlığına giden bir basamaktır. Taylor Swift gibi dünyanın dört bir yanından şarkı yazarları buraya gelip performans sergiliyor ve keşfediliyor. Bir sonraki açık mikrofon gecesinin ne zaman olduğunu öğrenin, belki de sahnede olan bir sonraki kişi siz olabilirsiniz!

Tootsies Orchid Lounge, 📸:@hariprasa000
3. Gün:
Grand Ole Opry’nin efsanevi salonlarında dolaşın. Rehberli bir tura katılabilir ya da yeni yetenekler ile ünlü isimlerin bir arada sahne aldığı gece radyo şovlarından birini izleyebilirsiniz.
Müzik etkinliklerinden biraz uzaklaşmak isterseniz, Yunan Parthenon’unun bir kopyasının bulunduğu Centennial Park’ta yürüyüşe çıkın. Görülmeye değer bir yer ve içeri girip keşfedebilirsiniz.
4. Gün:
Birçok honky-tonk mekanını ziyaret etmeyi kaçırdıysanız, neden bir gün daha ayırıp bu eksiğinizi gidermiyorsunuz? Yakındaki Franklin kasabası da keşfedilmeye değer. Eğer bir Dolly Parton hayranı ve adrenalin tutkunuysanız, size harika bir haberim var. Dollywood, Knoxville’in Smoky Mountains bölgesinde (Nashville’den arabayla yaklaşık 3,5 saat uzaklıkta) bulunan ve efsanenin kendisi tarafından kurulan bir tema parkıdır!
🚦 7. Durak: New York City, New York

📸:@lau11_
Billy Joel, “New York state of mind” şarkısında kesinlikle haklıydı. New York sizi etkisi altına alır; pop, klasik, folk, caz ve blues’un hipnotik karışımı, burayı ABD’nin en iyi müzik şehirlerinden biri yapar. Ama size bir meydan okuma: Big Apple’da bulamayacağınız bir müzik türü bulmaya çalışın! Ve şov müziklerinin adeta çılgınca yaşandığı Broadway’i kim unutabilir ki? Radio City Music Hall ve Stonewall Inn gibi dünyaca ünlü mekanlar her zamankinden daha canlı. New York’ta aylarca kalsanız bile bu şehrin zengin müzik sahnesinin sadece yüzeyini bile tam olarak keşfedemezsiniz, ancak işte kaçırmamanız gereken bazı önemli noktalar.
Başlıca cazibe merkezleri:
- Radio City Music Hall ve Carnegie Hall
- Greenwich Village
- Chelsea Hotel
- Metropolitan Sanat Müzesi
- Caffe Dante
- Ellen’s Stardust Diner
Ne kadar kalmalı: 3 gün
Seyahat programı:
1. Gün:
New York, New York, ne muhteşem bir şehir, değil mi? Beton ormanındaki bu büyülü yolculuğa, önce listenizdeki Radio City Music Hall’u ziyaret ederek başlayın. Burası, dünyaca ünlü Rockettes dansçılarının evi. Simgesel dış cephesi de Instagram fotoğrafı çekmek için harika bir yer! Bir müzisyen olarak Carnegie Hall’a kadar gelmişseniz, sanatçı olarak başarıya ulaşmışsınız demektir. Judy Garland, Billie Holiday, George Gershwin ve The Beatles gibi efsaneler de dahil olmak üzere her türden en iyi sanatçıları ağırlamış bu tarihi tiyatroyu keşfedin.
Manhattan’ın Chelsea semtinde, hayaletlerin dolaştığı söylenen Chelsea Hotel’in önünden geçin. Bu otel, Patti Smith, Pink Floyd, Bob Dylan, Cher ve Jimi Hendrix gibi tarihin en büyük müzisyenlerinden bazılarına ev sahipliği yapmıştır.
Öğle yemeği için, Broadway’in gelecekteki yıldızlarının masanızın etrafında gösteri sergilediği ünlü Ellen’s Stardust Diner’a uğrayın; hem bir şeyler atıştırın hem de kaliteli bir gösteri izleyin.
Broadway’de ya da Broadway dışında bir gösteriye göz atın; belki de aynı gün için ucuz biletler bulabilirsiniz! Hamilton’a ne dersiniz?

2. Gün:
Günü, New York’taki müzisyenlerin merkezi olan Greenwich Village’da geçirin. 1915’te açılan Caffe Dante, o günden beri yemek yemeye gelen yerel müzisyenlerin akınına uğramaktadır. Buraya ya sabahın erken saatlerinde ya da gece geç saatlerde gidin, çünkü burası her zaman çok kalabalıktır!
The Village gezisi, tarihi Stonewall Inn’e uğramadan tamamlanmış sayılmaz. Bu LGBTQ bar, 60’lı yıllarda müşterilerinin eşitlik için sürdürdüğü sürekli mücadele sayesinde ABD’de eşcinsel haklarının kazanılmasında önemli bir rol oynadı. Geceyi burada geçirerek unutulmaz bir karaoke deneyimi yaşayın ya da efsanevi bir drag gösterisini izleyin.
Smalls Jazz Club, gece yerel caz müziğini sabaha kadar dinlemek için gidilecek yer.
3. Gün:
Tipik New York turistik yerleri için mutlaka zaman ayırın. Times Meydanı, Rockefeller Merkezi, Empire State Binası… Liste sonsuza kadar uzayabilir! The Strand kitapevi, şehirdeki en sevdiğim yerlerden biridir. Muhteşem East Village’da bulunan kitapevinde 23 mil uzunluğunda kitap rafı vardır; bu yüzden, kitapları benim kadar seviyorsanız burada kesinlikle bütün bir gün geçirebilirsiniz.
Metropolitan Sanat Müzesi mutlaka listenizde olmalı. Burada, moda, Mısır ve Asya eserleri gibi diğer kapsamlı koleksiyonların yanı sıra, dünyanın en büyük müzik aletleri koleksiyonlarındanbirinin kalıcı sergisi bulunuyor.
Nerede kalınır:

New York’taki hosteller, hareketli şehrin karmaşasından uzaklaşıp sosyalleşebileceğiniz mekanlar sunuyor. HI NYC Hostel, şık Upper West Side semtinde yer alır ve mutfak, bilardo masası bulunan ortak salon ve hatta tesis içi tiyatro ile donatılmıştır; böylece New York’un ünlü tiyatro sahnesini deneyimlemek için Broadway’e gitmenize bile gerek kalmaz. Bütçesi daha yüksek olan sırt çantalı gezginler için Freehand New York, son derece şık özel bungalov odalarıyla en üst düzey hostel konaklama deneyimini sunar. Bu tesis de Manhattan’ın şık Flatiron semtinde yer alır. Neden bir süreliğine Manhattan sosyetesi gibi yaşamayasınız?
New York City'deki tüm hostelleri karşılaştır
🚦 Ekstra mola yerleri
Rock and Roll Onur Listesi – Cleveland, Ohio

Rock and Roll efsanelerine adanmış bu etkileyici cam piramit müze, Ohio eyaletinin Cleveland şehrinde yer almaktadır. 6 kattan oluşan müzede, Aretha Franklin’in kostümleri, Kurt Cobain’in gitarı ve Michael Jackson’ın ikonik eldivenleri gibi farklı dönemlere ait müzik hatıralarını inceleyebilirsiniz.
Ziyaret saatleri: Aylara göre değişiklik gösterir, web sitesindenkontrol edin
Giriş ücreti: Yetişkinler için 28 ABD doları
Motown Müzesi – Detroit, Michigan
Motown Müzesi (diğer adıyla Hitsville USA), küresel bir akım başlatan Motown müzik türüne bir saygı duruşu olarak 1985 yılında kuruldu. Müze, birçok ünlü Motown sanatçısının kayıtlarını yaptığı Studio A’da yer alıyor ve aynı zamanda sanatçı Berry Gordy Jr.’ın eski evi.
Ziyaret saatleri:
1 Ekim –1 Mayıs: Salı-Cumartesi, 10:00-18:00
2 Mayıs –30 Eylül: Salı-Cuma ve Pazar, 10:00-18:00; Cumartesi, 10:00-20:00.
Giriş ücreti: yetişkinler için 15 ABD doları
Red Rocks Park ve Amfitiyatrosu – Morrison, Colorado

Colorado’nun nefes kesici kırmızı kayalıklarının çevresinde yer alan bu hippi cenneti, dünyanın en havalı canlı müzik mekanlarından biridir. Burada Thirty Seconds to Mars’tan Chris Stapleton’a kadar pek çok sanatçının performansını izleyebilirsiniz; insanlar, sadece bu inanılmaz akustiği dinlemek ve nefes kesici doğal manzarayı hayranlıkla seyretmek için ülkenin dört bir yanından buraya gelir.
Çalışma saatleri: değişken, web sitesinikontrol edin
Bluegrass Müzik Onur Listesi ve Müzesi – Owensboro, Kentucky
Steve Martin ve Kermit the Frog’un da çok sevdiği bu tarihi Güney müzik türünü tanımak ister misiniz? Kentucky’deki bu küçük kırsal kasaba, 1986 yılında Uluslararası Bluegrass Derneği’nin kurulduğu yerdir; bu nedenle müze şu anda burada bulunmaktadır.
Çalışma saatleri: Pazartesi-Cumartesi : 10.00 – 17.00, Pazar: 13.00 – 17.00.
Giriş ücreti: yetişkinler 12 ABD doları, öğrenciler 8 ABD doları
Country Müziğinin Doğduğu Yer Müzesi – Bristol, Virginia
Nashville’de country müziğinin tadını yeterince çıkaramadıysanız, neden Virginia’nın Bristol kentine gidip Country Müziğinin Doğduğu Yer Müzesi’ni ziyaret etmiyorsunuz? Smithsonian Müzesi’ne bağlı olan bu müze, 1927’de Bristol’da başlayan müzik kayıtlarının günümüzün popüler türüne nasıl dönüştüğünü sergiliyor.
Ziyaret saatleri: Perşembe – Cumartesi: 10:00-14:00, Pazar: 13:00-17:00.
Giriş ücreti: yetişkinler 13 ABD doları, öğrenciler 11 ABD doları
Caz Gösterisi – Chicago, Illinois

Caz müziği de Chicago şehri üzerinde büyük bir etki bırakmıştır ve Jazz Showcase kulübü, 1947’den beri en iyi ve en parlak sanatçıların sahne aldığı yerdir. Gelin ve gece boyunca Chicago’ya özgü o tatlı, tatlı melodileri dinleyin!
Çalışma saatleri: Pazartesi – Cumartesi: 20:00 ve 22:00, Pazar: 16:00, 20:00, 22:00.
ABD’nin en iyi müzik şehirlerini kapsayan bu devasa turun sonunda, muhtemelen ömür boyu yetecek kadar müzik ve tekilaya doymuş olacaksınız. Hazır mısınız? Çünkü ABD’de parti zamanı!
ABD’nin en iyi müzik şehirlerinden herhangi birine gittiniz mi, yoksa ziyaret etmeyi planladığınız bir yer var mı? Aşağıda bize anlatın!
Hostelworld uygulaması üzerinden rezervasyon yaparak kendi ABD müzik şehri turunuza başlayın!
Okumaya devam edin:
🌟 Dünyanın en iyi müzik mekanları
🌟 ABD’nin en iyi hostelleri: Amerikan rüyasını ucuza yaşayın
