londra, İngiltere’de 3 gün
1. Gün – Ana bölgeleri gezin
Güne metroyla Westminster İstasyonu’na gidip Big Ben ve Parlamento Binası’nın en iyi manzarasını görmek için nehri geçerek başlayın. Ardından Londra’nın bir numaralı turistik atraksiyonu London Eye‘da bir gezintiye çıkın. Daha sonra nehrin karşısına geçin ve Parliament Caddesi’nden sağa dönerek Downing Caddesi 10 numaranın yanından geçin. Ardından Trafalgar Meydanı’ndan sola dönün ve The Mall’dan BuckinghamSarayı‘na doğru keyifli bir yürüyüşün tadını çıkarın.
Öğleden sonra Piccadilly Circus ‘u gezdikten sonra İngiliz başkentinin en iyilerinden biri olan British Museum‘u ziyaret edin.
O akşam Londra’nın meşhur West End‘inde bir gösteriye katılın. İndirimli biletler aynı gün Leicester Meydanı’ndaki TKTS G işesi’nden ve civardaki çeşitli gişelerden satın alınabilir.
2. Gün – Kuzgunlar ve sığırcık kuşları
Dünyanın en yenilikçi sanat eserlerinden bazılarına ev sahipliği yapan Tate Modern, dünyanın en iyi bilinen modern sanat müzelerinden biridir. Milenyum Köprüsü ‘nün hemen karşısında St Paul Katedrali yer almaktadır. Şehrin bu bölümü The City olarak bilinmektedir.
Kuzgunlara, biftekçilere ve Kraliyet Mücevherlerine ev sahipliği yapan Londra Kulesi, şehirde bir öğleden sonrayı geçirmek için mükemmel bir yerdir ve kaçırılmamalıdır.
Kesinlikle Londra’nın en eklektik bölgelerinden biri olan Camden, son moda barlar ve restoranlarla doludur. Akşamları hareketleniyor.
3. Gün – Londra’nın sanat galerileri
Trafalgar Meydanı ‘nı ziyaret edin ve güvercinlerin saldırısına uğramamaya çalışın! Burada şehrin en iyi iki sanat galerisini bulacaksınız – Ulusal Galeri ve Ulusal Portre Galerisi.
İnsanları izlemek için Londra’nın en iyi iki bölgesi Soho ve Covent Garden‘dır. Mağazalar, kafeler ve şehrin güzel insanlarıyla dolu sokaklarında gezinen ünlüler için gözünüz açık olsun.
Şehirdeki en iyi Hint restoranı seçenekleri için Londra’nın meşhur Doğu Yakası’ndaki Brick Lane ‘e gidin ve ardından yakındaki Shoreditch‘teki sayısız bardan birinde günü sonlandırın.