İrlanda’yı sevmek için on neden
Dünyanın dört bir yanındaki hostellerde dünyanın her yerinden insanlarla tanıştığımda, onlara İrlanda’lı olduğumu söylemeyi çok seviyorum. İrlanda’ya seyahat etmiş olanlar buradaki anılarını sevgiyle anlatırken, henüz gitmemiş olanlar ise bana sık sık buranın “yapılacaklar listesi”nin en başında yer aldığını söylüyorlar. Ülkenin büyük bir bölümünü görme şansına sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum ve doğu kıyısındaki evimden sık sık başka bölgelere seyahat ediyorum. İşte bu yüzden İrlanda’yı sevmemin on nedenini yazmaktan büyük keyif alacağımı biliyorum; çünkü kısaca söylemek gerekirse, İrlandalı olmaktan gurur duyuyorum.
İrlanda’yı sevmek için on neden
1. Şehirler
17 yıldır Dublin’de yaşıyor, çalışıyor ve okula gidiyorum. Bu şehri seviyorum. Önyargılı olabilirim, ama gerçekten de dünyanın en misafirperver şehri olduğunu düşünüyorum. Ayrıca keşfetmek için de ideal büyüklükte. Batıya doğru uzandığımızda Galway var; bu şehre birçok kez gittim ve her seyahatimden farklı anılarım var. Kilkenny, hurling takımı ve komedi festivaliyle ünlü, tarihle iç içe bir şehir; Cork ise ünlü pazarları ve Lee Nehri’ni bulabileceğiniz bir yer. Peki Belfast’tan bahsetmiş miydim? Nisan ayında yeni Titanic sergi alanının açılışı yaklaşırken, bu şehir herkesin İrlanda seyahat programında yer alması gereken bir yer.
2. Festivaller
1 Eylül’de, Ekim sonuna kadar sürecek olan Dublin Festival Sezonu başlıyor. Festival süresince sanat, mimari, müzik, sinemadan yemek, moda, spor, tiyatro ve edebiyata kadar her alanda etkinlikler düzenlenecek. Bu, Dublin’e gelmeyi düşünen herkese bu canlı kültür şehrini ziyaret etmek için mükemmel bir fırsat sunuyor. Seyahatinizle aynı zamana denk getirebileceğiniz diğer festivaller arasında 17 Mart’taki ulusal bayramımız St Patrick Günü, bu yıl 25–28 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek Cork Caz Festivali yer alırken, Galway ise yıl boyunca düzenlenen etkinlikleriyle ülkenin festival başkenti konumundadır.
3. Kırsal Bölgeler
Dublin şehir merkezinden arabayla sadece yirmi dakika uzaklıkta (daha küçük şehirlerden ise daha da yakın mesafede) kendinizi İrlanda’nın meşhur olduğu şeyin tam ortasında bulacaksınız: kırk farklı yeşil tonunu barındıran tarlalar. Başkentinin merkezinden böyle bir manzaraya ulaşmanın mümkün olduğu pek çok ülke bilmiyorum. Kerry, Sligo, Galway gibi illeri ve diğer birçok ili ziyaret etmek için zaman ayırın; nefesinizi kesecek bir kırsal manzarayla karşılaşacaksınız.
4. Gece Hayatı
İrlanda’daki pub’ların efsanevi olduğunu söylememe gerek yok. Ülkenin her kasabası ve şehri, geleneksel barlar, daha modern barlar ve “local hop” (gece kulübü anlamına gelen yerel argo) ile doludur. Burada arkadaşlarınızla unutulmaz anılar biriktirebilir ve “konuşma yeteneği” derken neyi kastettiğimizi keşfedebilirsiniz. Ayrıca, bizim ne kadar komik bir millet olduğumuzu (ya da en azından öyle olduğunu düşünmeyi sevdiğimizi) burada anlayacaksınız.
5. Yemek
Geleneksel İrlanda yemeklerini tanımlamak için tek bir kelime seçmem gerekirse, bu “doyurucu” olurdu. Bunu hemen ardından “rahatlatıcı” kelimesi gelirken, “doyurucu” da kesinlikle bu tanımın bir parçası olurdu. Bunun nedeni, İrlanda’ya özgü birçok yemeğin bol miktarda et, bol sebze ve tabii ki her İrlandalının beslenmesinin temel bileşeni olan patatesten oluşmasıdır. Yıllar boyunca bu görüşümü şekillendiren yemeklerden bazılarını denemek istiyorsanız, bir kase İrlanda güvecini deneyin, bir tabak domuz pastırması ve lahana yemeğinin tadına bakın ya da kendinize tam bir İrlanda kahvaltısı ısmarlayın; o zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
6. İnsanlar
Tamam tamam… İrlandalı olduğum için bunu ekleyerek önyargılı davrandığımı düşünüyorsunuzdur muhtemelen. Ama bu doğru – İrlandalıları seviyorum. Biz, gezegendeki en dost canlısı yaratıklardan biriyiz. Gerçekten! Bu harika adanın neresinde olursanız olun – ister büyük bir şehirde, ister küçük bir kasabada; bir hostele, bara, restorana, pansiyona, kafeye, müzeye ya da başka bir yere girin, İrlandalı misafirperverliğini ilk elden deneyimleyeceksiniz.
7. Sanatçılar ve müzisyenler
Bir keresinde Twitter’da bir sohbete katılmıştım; sorulardan biri “Memleketinizden ünlü kişileri sayın” idi. Bu tartışma için Dublin’i memleketim olarak kabul ettim (aslında Drogheda adlı bir yerdenim). Soruyu yanıtlamaya başladığımda, müzisyenlerin ve yazarların kültürümüzün ne kadar büyük bir parçasını oluşturduğunu fark ettim. U2, James Joyce, Oscar Wilde, Bram Stoker, Bob Geldof ve Samuel Beckett – bunlar İrlanda’dan çıkan sayısız sanatçıdan sadece birkaçı. İrlanda’yı gezerken hepsi hakkında bilgi edineceksiniz; özellikle Dublin’deyken Parnell Meydanı’ndaki Dublin Yazarlar Müzesi’ni ziyaret etmeden ayrılmayın.
8. Açık hava etkinlikleri
Ülkedeki en sevdiğim yerlerden biri, Wicklow İlçesindeki Glendalough’dur. Bunun iki nedeni var: nefes kesici manzara ve çıkabileceğiniz çok sayıda yürüyüş rotası. Neyse ki, açık hava etkinliklerine katılabileceğiniz tek yer burası değil; Sligo’daki Strandill ve batı kıyısındaki Clare’daki Lahinch, Avrupa’nın önde gelen sörf destinasyonlarından ikisidir. Kano veya rüzgar sörfü seviyorsanız, Louth ilindeki Carlingford ve Kerry ilindeki Lough Leane tam size göre yerler. Kerry demişken, egzersizi nefes kesici manzaralarla birleştirmek istiyorsanız, “Ring of Kerry” rotasında bisiklet sürün. Bunlar, mevcut seçeneklerden sadece birkaçı.
9. Tarih
İrlanda, tarihle iç içedir. Bilinen ilk yerleşim MÖ 8.000’e kadar uzanır ve İber Yarımadası’ndan gelenler, Vikingler ve diğer halklarla güçlü bağlarımız vardır. Ülkenin en önemli turistik yerlerinden biri olan Newgrange, piramitlerden bile daha eskidir; ayrıca ülkenin dört bir yanında kaleler, eski şehir surları ve daha pek çok tarihi eser bulunmaktadır. Daha yakın tarihimiz bile büyüleyicidir; 1916 ayaklanmasından kalma kurşun delikleri, O’Connell Caddesi’ndeki GPO Arcade’in sütunlarında hâlâ görülebilir. Bu yüzden buraya geldiğinizde antik bir alanı ziyaret edin, GPO Arcade’e uğrayın ya da bir müzeye gidin ve bu ülkenin büyüleyici geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinin.
10. Kıyı
Sanırım sahile yakın bir yerde doğduğum için kendimi ona çekiliyorum. Deniz kenarında olmayı seviyorum. İrlanda dışında olsam bile denize yakın olmayı seviyorum (uzun zaman önce Avustralya’nın Bondi kentinde 9 ay yaşamıştım). İşte bu yüzden bir adada yaşamayı çok seviyorum. Dublin’deki iki balıkçı köyü olan Howth ve Dun Laoghaire’yi düzenli olarak ziyaret ediyorum; Kuzey İrlanda’nın Antrim ilindeki sahilde yer alan ve birbirine geçmeli 40.000 bazalt sütunundan oluşan Giants Causeway ise, görülmeden inanılması imkansız bir yer. Ayrıca, büyüleyici Moher Kayalıkları’nı da nasıl unutabilirim ki? Burada sörf bile yapabilirsiniz. Kıyı şeridi, ülkenin en güzel özelliklerinden biridir.
İrlanda’ya gittiniz mi? Orada en çok neyi sevdiniz?